31 Ocak 2012 Salı
8. GAZİ GİRAY DÖNEMİNDE KIRIM HANLIĞI’NIN GÜNEYDOĞU AVRUPA’DA ETKİNLİK KAZANMA ÇABALARI VE BUCAK BÖLGESİ
8. GAZİ GİRAY DÖNEMİNDE KIRIM HANLIĞI’NIN GÜNEYDOĞU AVRUPA’DA ETKİNLİK KAZANMA ÇABALARI VE BUCAK BÖLGESİ
Bucak’taki Tatar varlığının ilişkili olduğu diğer bir siyasi yapı da Kırım Hanlığı’dır.
Kırım Hanları’ndan özellikle Gazi Giray Han Kırım Hanlığının nüfuzunun bölgede yayılması için büyük çaba göstermiştir. Eflak, Erdel ve Boğdan’da isyanların devam ettiği, Osmanlı Devleti’nin bunun yanı sıra Almanlar ile mücadele ettiği dönemde Gazi Giray kardeşlerinden ikisinin Macar cephesindeki katkılarından dolayı Eflak ve Boğdan’a voyvoda olarak atanmasını istemiştir. Bu durum Vezir-i azam Sinan Paşa’nın hoşuna gitmemiştir. Voyvodalıklardaki isyanın devam etmesine rağmen Osmanlı bu teklifi göz ardı etmiştir.
Peçuylu İbrahim’e göre Osmanlı Devleti, Gazi Giray’ın Boğdan’ın başına ümera-i Tatardan birini geçirme teklifine Boğdan üzerinde bir ortak hâkimiyet algısına neden olur diye reddetmiştir.
Buna rağmen Gazi Giray özellikle Bender ve Kili sancakbeyi ve akrabası olan Ahmed Beyi Boğdan’ın başına geçirmek için çabalamaya devam etmiştir. Gazi Giray daha sonra Boğdan’a kendi adamlarını geçirmek isteyen Lehliler ile uzlaşmış ve Eremia Movila’nın Boğdan Voyvodası olmasına onay vermiştir.
Han ile Jan Zamoyski Boğdan üzerinde ortak bir hâkimiyet konusunda anlaşmışlar ve Boğdan’da bulunan Almanların adamı Stefan Razvan’ı Boğdan’dan çıkarıp Eremia’yı Boğdan’a voyvoda yapmayı başarmışlar ve Osmanlı Devleti bunu onaylamak zorunda kalmıştır.
Gazi Giray’ın bu konudaki faaliyetlerin diğer bir hedefi de Silistre eyaletini kontrol altına almak olmuştur. Gazi Giray Satırcı Mehmed Paşa’dan Silistre eyaletini arpalık olarak uhdesine almayı başarmıştır. Gazi Giray Silistre’yi arpalık olarak uhdesine aldıktan sonra adamı Abdülaziz vasıtasıyla Sadrazam İbrahim Paşa’dan bu
konuda emr-i şerif talep etmiştir. İbrahim Paşa hiç istememesine rağmen Hanın savaş sırasında Sombor’u bırakmasından korkarak bu duruma onay vermek zorunda kalmıştır. İbrahim Paşa durumu İstanbul’a bildirmiş ve Satırcı Mehmed Paşa’nın ortadan kaldırılması için izin almıştır.
Satırcı Mehmed Paşa’nın Gazi Giray’a sığınmasından korkulduğu için olay büyük bir gizlilikle tasarlanmış ve H. 12 Zilhicce 1007/M. 6 Temmuz 1599 tarihinde Belgrad sahrasında Satırcı Mehmed Paşa ortadan kaldırılmıştır.
Gazi Giray’ın Satırcı Mehmed Paşa’yı önceden uyardığı fakat Paşa’nın bu uyarıları dikkate almadığı görülmektedir. Satırcı Mehmed Paşa’nın kethüdası olan Tatar Kurdu ile arkadaşı Müezzin Hüseyin Gazi Giray’a sığınmayı başarmışlardır. Gazi Giray bu kişiler talep edildiğinde teslim etmeyerek koruması altına almıştır. Satırcı Mehmed Paşa’nın öldürülmesinden sonra kendisine de zarar verilebileceğinden korkarak Kırım’a geri dönmeyi düşünen Gazi Giray’ı yanındaki mirzalar durdurmuşlardır.
Bu olay Gazi Giray’ın Tuna hattında yayılma çabalarının devam ettiğini göstermesi açısından ilginçtir. Olayın bizim açımızdan önemli olan noktası ise Osmanlı Devleti’nin Gazi Giray’ın bölgeye yönelik faaliyetlerinin farkında olduğunu ve bundan hoşlanmadığını göstermesidir.
Dobruca ve Bucak bölgesi gibi iki önemli Tatar merkezini içinde barındıran Silistre eyaletinin arpalık olarak Gazi Giray’a verilmesi Satırcı Mehmed Paşa’nın ölümüne neden olmuştur.
Tatar nüfusun Cengiz Han ailesi ve Kırım Hanlığı ile olan tarihsel ilişkilerini göz önünde tuttuğu açık olan Osmanlı Devleti Kırım Hanlığı’nın fiilen Silistre ya da Silistre çevresine sokmamaya büyük dikkat göstermiştir. Bu durumun Bu durumun en büyük delili ise Satırcı Mehmed Paşa’nın hemen ortadan kaldırılmasıdır.
Bucak’taki Tatar varlığının ilişkili olduğu diğer bir siyasi yapı da Kırım Hanlığı’dır.
Kırım Hanları’ndan özellikle Gazi Giray Han Kırım Hanlığının nüfuzunun bölgede yayılması için büyük çaba göstermiştir. Eflak, Erdel ve Boğdan’da isyanların devam ettiği, Osmanlı Devleti’nin bunun yanı sıra Almanlar ile mücadele ettiği dönemde Gazi Giray kardeşlerinden ikisinin Macar cephesindeki katkılarından dolayı Eflak ve Boğdan’a voyvoda olarak atanmasını istemiştir. Bu durum Vezir-i azam Sinan Paşa’nın hoşuna gitmemiştir. Voyvodalıklardaki isyanın devam etmesine rağmen Osmanlı bu teklifi göz ardı etmiştir.
Peçuylu İbrahim’e göre Osmanlı Devleti, Gazi Giray’ın Boğdan’ın başına ümera-i Tatardan birini geçirme teklifine Boğdan üzerinde bir ortak hâkimiyet algısına neden olur diye reddetmiştir.
Buna rağmen Gazi Giray özellikle Bender ve Kili sancakbeyi ve akrabası olan Ahmed Beyi Boğdan’ın başına geçirmek için çabalamaya devam etmiştir. Gazi Giray daha sonra Boğdan’a kendi adamlarını geçirmek isteyen Lehliler ile uzlaşmış ve Eremia Movila’nın Boğdan Voyvodası olmasına onay vermiştir.
Han ile Jan Zamoyski Boğdan üzerinde ortak bir hâkimiyet konusunda anlaşmışlar ve Boğdan’da bulunan Almanların adamı Stefan Razvan’ı Boğdan’dan çıkarıp Eremia’yı Boğdan’a voyvoda yapmayı başarmışlar ve Osmanlı Devleti bunu onaylamak zorunda kalmıştır.
Gazi Giray’ın bu konudaki faaliyetlerin diğer bir hedefi de Silistre eyaletini kontrol altına almak olmuştur. Gazi Giray Satırcı Mehmed Paşa’dan Silistre eyaletini arpalık olarak uhdesine almayı başarmıştır. Gazi Giray Silistre’yi arpalık olarak uhdesine aldıktan sonra adamı Abdülaziz vasıtasıyla Sadrazam İbrahim Paşa’dan bu
konuda emr-i şerif talep etmiştir. İbrahim Paşa hiç istememesine rağmen Hanın savaş sırasında Sombor’u bırakmasından korkarak bu duruma onay vermek zorunda kalmıştır. İbrahim Paşa durumu İstanbul’a bildirmiş ve Satırcı Mehmed Paşa’nın ortadan kaldırılması için izin almıştır.
Satırcı Mehmed Paşa’nın Gazi Giray’a sığınmasından korkulduğu için olay büyük bir gizlilikle tasarlanmış ve H. 12 Zilhicce 1007/M. 6 Temmuz 1599 tarihinde Belgrad sahrasında Satırcı Mehmed Paşa ortadan kaldırılmıştır.
Gazi Giray’ın Satırcı Mehmed Paşa’yı önceden uyardığı fakat Paşa’nın bu uyarıları dikkate almadığı görülmektedir. Satırcı Mehmed Paşa’nın kethüdası olan Tatar Kurdu ile arkadaşı Müezzin Hüseyin Gazi Giray’a sığınmayı başarmışlardır. Gazi Giray bu kişiler talep edildiğinde teslim etmeyerek koruması altına almıştır. Satırcı Mehmed Paşa’nın öldürülmesinden sonra kendisine de zarar verilebileceğinden korkarak Kırım’a geri dönmeyi düşünen Gazi Giray’ı yanındaki mirzalar durdurmuşlardır.
Bu olay Gazi Giray’ın Tuna hattında yayılma çabalarının devam ettiğini göstermesi açısından ilginçtir. Olayın bizim açımızdan önemli olan noktası ise Osmanlı Devleti’nin Gazi Giray’ın bölgeye yönelik faaliyetlerinin farkında olduğunu ve bundan hoşlanmadığını göstermesidir.
Dobruca ve Bucak bölgesi gibi iki önemli Tatar merkezini içinde barındıran Silistre eyaletinin arpalık olarak Gazi Giray’a verilmesi Satırcı Mehmed Paşa’nın ölümüne neden olmuştur.
Tatar nüfusun Cengiz Han ailesi ve Kırım Hanlığı ile olan tarihsel ilişkilerini göz önünde tuttuğu açık olan Osmanlı Devleti Kırım Hanlığı’nın fiilen Silistre ya da Silistre çevresine sokmamaya büyük dikkat göstermiştir. Bu durumun Bu durumun en büyük delili ise Satırcı Mehmed Paşa’nın hemen ortadan kaldırılmasıdır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

























![[k�±r�±mda+nogay+yerle��imleri.jpg]](http://1.bp.blogspot.com/_YezErMvUiTw/R1zNqOEC8HI/AAAAAAAAAJM/FliqZPez0Rc/s1600/k%C3%84%C2%B1r%C3%84%C2%B1mda%2Bnogay%2Byerle%C3%85%C2%9Fimleri.jpg)







Genellikle kırım yarımadasının çöl bölgelerinde nogaylar haritada kahverengi ile gösterilen güneyindeki dağ bölgelerinde osmanlının torunları tatlar yerleşik Kırımın hangi bölgesinden geldiğimizi anlamanın en kolay yolu bir kırım seyahati, Türkiye,Bulgaristan ve Romanyadan kırıma gidenlerin çoğunluğu konuştukları şiveyi kırımlılara test ettirirlerse büyük olasılıkla konuştukları şivenin nogay şivesi olduğunu kendilerinin de nogay olduklarını göreceklerdir.
******************************************* 

Nogay orda

0 yorum:
Yorum Gönder