BUCAK HAVALİSİNDE TATAR VARLIĞININ OLUŞUMU
(1550-1600)
1. ALTIN ORDA DEVLETİ HÂKİMİYETİNE KADAR BUCAK BÖLGESİNDE TÜRK TOPLULUKLARI
Bozkır kültürünün temsilcisi olan Türkler tarih boyunca bozkır hattındaki hayat sahalarını takip ederek yayılmışlardır. Bu yayılımın en uç noktaları arasında Avrasya bozkır bölgesinin batıdaki uzantılarından olan Tuna havzası özel bir öneme sahiptir.
Politik ve ekonomik sebeplerle bozkır kültürüne mensup çok sayıda halkın geldiği Tuna havzasının içinde Bucak bölgesi de bulunmaktadır. Burası 18. yüzyıl coğrafyacılarının da dikkatini çeken verimli düzlüklerden oluşan bir yapıya sahiptir.
Tarihi kaynakların ışığında Bucak bölgesinde görülen ilk bozkır kavminin İskitler olduğu zikredilmektedir. M.Ö. 7. yüzyıldan M.Ö. 4. yüzyılın sonlarına kadar Karadeniz kuzeyinde etkili olan İskitler bu bölgede yerleşik hayata bile geçmişlerdir, M.Ö 4. yüzyıldan sonra etkinliklerini yitirmelerine rağmen Kırım ve Dobruca
havalisinde varlıklarını sürdürmüşler, İskitler’i, Onlarla de akraba olan Sarmatlar takip etmiştir47. İskit ve Sarmatların kökenleri ile ilgili tartışmalar bulunmakla birlikte aralarında açıkça Türkçe adlar taşıyan toplulukların da bulunduğu bilinmektedir.
Milattan sonraki dönemde bu kavimleri Hunlar ve Avarlar takip etmişlerdir,
6. yüzyılda Avarlar bir müddet Bucak bölgesinde kaldıktan sonra Panonya bölgesine geçmişlerdir.
VII. yüzyılda Bulgarlar da bir süre Bucak bölgesinde ikamet etmişlerdir. 679 yılında kuzeydoğu Bulgaristan’a yerleşme hakkını elde eden Bulgarlar’ın bu sırada Bucak bölgesinde bulundukları bilinmektedir.Moğol istilasından önce Bucak bölgesinde etkinlikleri ve önemleri açısından dikkati çeken iki topluluk vardır. Bunlar sırasıyla Peçenekler ve Kumanlardır.
Peçeneklerin Karadeniz’in kuzeyine doğru hareketlerinin 9. yüzyılda Hazar ve Bulgarlar tarafından yenilgiye uğratılmalarından sonra başlamıştır. Peçenekler bu bölgede kısa sürede güçlenmişler ve Ten nehrinden Tuna’ya kadar olan bölgede hâkimiyet kurmuşlardır. Peçeneklerin sekiz kabile olduklarını bunların dört tanesinin Özi’nin sağ, dört tanesinin de Özi’nin sol yakasında bulundukları (Sol taraftaki buPeçeneklerin yazları Boğdan bölgesinin tepelerini yaylak olarak kullandıkları görülmektedir) Özi’nin sol yakasında bulunan Peçenek kabilelerinden Kato Gyla’nın ise Bucak bölgesinde yaşadığı ifade edilmiştir.Bu kışlaklardan birisi de Akkirman şehrinde bulunmaktadır.
Bizans, Kiev Rusya’sı ve Bulgarlar ile siyasi ilişkiler kuran Peçeneklerin siyasi etkinlikleri 29 Nisan 1091 yılında Kumanlar karşısında aldıkları ağır yenilgi ile sona ermiştir.
Peçeneklerin Rus hizmetine girenleri daha sonra Kara Kalpak toplumun temelini oluşturmuştur.
Bir kısım Peçenek ise Balkanlara, Bosna ve Anadolu’ya Macar topraklarına dağılmışdır. Karadeniz’in kuzeyinde Peçenek varlığına dair son işaret 1169 yılına ait olup bu kayıtta Kara Kalpaklarla birlikte zikredilmişler.(Howorth, Besarabya isminin Peçeneklere dayandığını belirtir. Macarların Peçeneklere Bessi ya da Bisseni dediğini zamanlabu ismin Besarabya’ya dönüştüğünü belirtir ve ayrıca Nogaylar’ın etnik temelini Peçenekler’e dayandırmaktadır)
Peçenekler’den sonra Bucak bölgesinde Kumanları görmekteyiz.Karadeniz’in kuzeyindeki en önemli Türk topluluklarından olan Kumanlar hakkında çok sayıda yayın bulunmaktadır. Batı dünyasında Kuman diye bilinen topluluğu, Ruslar Polovtsı, İslam dünyası, Kafkaslar’ın Hıristiyan halkları, Yüan çağı Moğolları ve Çinliler ise Kıpçak olarak tanımaktadırlar. Kıpçak kelimesinin talihsiz, Kuman adının ise açık, sarı renkli manalarına geldiği şeklinde yorumlarda vardır.
Kumanlar 1050’li yıllarda Doğu Avrupa’ya gelmişler, kendilerinden önce bu bölgede bulunan Peçenek ve Uz gibi çeşitli Türk topluluklarının kalıntılarını bünyelerinde eritmişlerdir.
1055 yılında Kumanlar ilk defa Özi nehrinin sol yakasında Rus devletlerine yakın bölgede görülmüşlerdir. 1078 yılında Peçeneklerle birlikte Edirne’ye müşterek bir saldırı gerçekleştirmişlerdir, 1085-1086 yılında
Macaristan’ı istila etmişler,
1091-1092’te Boğdan üzerinden geçerek Erdel’i vurmuşlardır.
Kumanların Tuna’nın sağ yakasındaki varlıkları nedeniyle Moldova (Boğdan) ve Eflak’ın doğusu için Kumanya ifadesi bile kullanılmıştır.
Bu kullanımla ilgili en eski belgelerden biri 1227 yılına aittir. Bölge için Kara Kumanya ve Beyaz Kumanya ifadeleri de kullanılmıştır. 13. ve 15. yüzyıllar arasında Kara Kumanya bölgesi ile Moldovya kastedilmiştir. Moğol istilasına kadar ve sonrasında da etnik bakiyeleri ile Kumanlar Romanya ve Bucak bölgesinin tarihinde büyük rol oynamaya devam etmişlerdir.
Kumanlar bölgede siyasi tarihe katkılarının yanı sıra çok sayıda maddi kalıntı da bırakmışlardır. Boğdan bölgesinde Moğol istilasından önceki döneme ait Türklerle ilişkilendirilen ve 10-13. yüzyıl arasıyla tarihlendirilen İsmail, Kili, Akkirman, Tatar Pınarı ve Sarata havalisinde yani bizim Bucak olarak tasvir ettiğimiz bölgede elli üç farklı yerde yüz yirmi adet kurgan bulunmaktadır.
Bu verilerin ışığı altında Moğol istilasından önce Bucak bölgesinin sürekli olarak bozkır kültürüne sahip Türk halkların yurdu haline geldiğini söyleyebiliriz. Bu noktadan hareketle 1550’li yıllardan sonra yoğunlaşan göçlerle Bucak Tatarları’nın ortaya çıkışı tarihsel sürekliliği göstermesi açısından önemlidir.
























![[k�±r�±mda+nogay+yerle��imleri.jpg]](http://1.bp.blogspot.com/_YezErMvUiTw/R1zNqOEC8HI/AAAAAAAAAJM/FliqZPez0Rc/s1600/k%C3%84%C2%B1r%C3%84%C2%B1mda%2Bnogay%2Byerle%C3%85%C2%9Fimleri.jpg)







Genellikle kırım yarımadasının çöl bölgelerinde nogaylar haritada kahverengi ile gösterilen güneyindeki dağ bölgelerinde osmanlının torunları tatlar yerleşik Kırımın hangi bölgesinden geldiğimizi anlamanın en kolay yolu bir kırım seyahati, Türkiye,Bulgaristan ve Romanyadan kırıma gidenlerin çoğunluğu konuştukları şiveyi kırımlılara test ettirirlerse büyük olasılıkla konuştukları şivenin nogay şivesi olduğunu kendilerinin de nogay olduklarını göreceklerdir.
******************************************* 

Nogay orda

0 yorum:
Yorum Gönder